KÖYDE BİNEK HAYVANLARI#
1960’lı yıllarda, köyümüzün hemen hemen tüm işleri insan gücüne dayanıyordu. Özellikle yük taşımak çok yorucu, güçten yiyen, ömürden yiyen bir işti. Fındık taşımak, mısır taşımak, odun taşımak, çangal taşımak; değirmene zahire götürüp, eve un taşımak, tarlaya kemre taşımak, çayırdan ot taşımak, ormandan güllük taşımak v.s. hepsi insan gücüne dayanan işlerdi ve üstelik bu taşıma işini çoğunlukla kadınlar yapıyordu. Buna rağmen köyde yük taşıma işlerine yardımcı olabilecek binek hayvanı hemen hemen hiç yok gibiydi. Bizim çok kısa süreli bir eşeğimiz ya da eşek yavrusu sıpamız olmuş muydu? Sanki! Hatırlayamıyorum ama evimizin önünde bir boz eşek kalmış belleğimde. Mısırların yeni biçilip kaldırıldığı tarlamızda bir boz eşek sıpası ile oynadığımız, koşuşturduğumuz gibi flu bir görüntü! Gerçek yaşanmış bir anı mı, yoksa hafızam bir yerlerden alıntı mı yapıyor? Çok net değilim yani.
Köyde neden binek hayvanı yoktu acaba? Bizim yollarımız çok dar patika yollardı. Belki, yollarımızın bazı noktalarında hayvanların yürüyemeyeceği, çıkamayacağı kayalık engeller vardı, belki de özellikle kış aylarında ayrı bir bakım yüküne katlanmamak nedenler arasındaydı ama her ne sebepten ise Anadolu’nun hemen her köşesinde hayatın bir parçası olan bu sevimli hayvanlar, bizim çocukluk anılarımız arasında yoktular.