GELİN KAYASI

GELİN KAYASI#

Köyümüzün çok yakınında, Taşhan denilen yerleşimin hemen girişinde yer alır Gelin Kayası. Tonlarca ağırlıktaki Kaya kütlesi, alttaki çok daha büyük Kaya kütlesinin yaklaşık %20-25 meyilli yüzeyi üzerinde duruyor. Baktığınızda azıcık bir kuvvet ya da rüzgar ile, 3-4 şiddetindeki bir yer hareketi ile üstteki kayanın hareket edeceği, kayıp fındık ocaklarını kıra kıra dereye kadar yuvarlanacağı hissini ve korkusunu veriyor insana. Binlerce ve hatta milyonlarca yılın yağmuru, güneşi ve rüzgarıyla oluşan bu görüntü kim bilir kaç bin ya da milyon yıl daha varlığını sürdürecek burada.

Sıra dışı manzarası ile çok ilgi çekiyor Gelin Kayası. Gelip geçen herkes mutlaka durup ya da aracından inip bir süre seyrediyor, resim çekiliyor manzara eşliğinde. Manzaraya karşı ızgara yapan, ufak ufak demlenen yöre sakinleri de oluyor. Ancak temizliğe pek dikkat edilmiyor. İçki şişeleri, plastik kaplar, sigara paket ve izmaritleri, sebze meyve artık ve kabukları ilginin fazlalığını da, çevre temizliği konusundaki duyarsızlığı da gözler önüne seriyor. Halbuki, bu güzelim manzaranın yanına, gelip geçen meraklıların oturup bir şeyler içip atıştıracakları küçük bir mekan yapılması hem gelir elde edilmesi, hem de çevrenin temiz tutulması açısından iyi olurdu.

Böyle bir doğa harikası olur da efsanesi olmaz mı? Pek çok efsanesi var Gelin Kayasının. İstemediği birine verilen yörenin güzel kızı gelin edilip, at üstünde götürülürken, tam da o noktada “allahım beni o adama yar etme, taş et” diye yalvarmış, yüce yaradan da onu oracıkta, altındaki atı ile birlikte taş etmiş. Bir başkası; o köye yeni gelmiş olan güzel gelin, fındık toplarken yorulmuş ve biraz dinlenmek için oracıkta oturmuş. Dinlenirken de çevresindeki iki taşı üst üste koymuş. Bu iki taş zamanla büyümüş büyümüş bugün ki haline gelmiş. “İnanmadım” demeyin çarpılır taşa dönersiniz vallahi. Benden söylemesi.